Çevre sorunları ve çözüm yolları yıllık ödevi

Posted: 22 Nis 2010 in PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİM

 

KAPAK

kapak en son hali

1.SAYFA

        Çevre Kirliliğine Sebep Olan Etkenler ve Çözüm Yolları

        Çevre ve Sağlığımız:

        Bütün canlıların uyum içinde yaşadıkları alana doğal çevre denir. Tabiattaki bütün canlılar çevremizdeki diğer varlıklarla uyum içinde hayatlarını devam ettirirler. Canlılar ile canlı varlıklar arasında canlılar ile cansız varlıklar arasında bir madde alış-verişi ilişkisi ve uyumu mevcuttur.
        Örneğin, ormanlarda tüm bitki, hayvan ve mikroskobik canlılar uyum içinde yaşar. Çevreyi oluşturan canlı halkalardan birinin yok olması, diğer canlıların olumsuz etkilenmesine neden olur.(Besin zinciri)

        Örneğin, ormanların yok olmasının çevreye çeşitli etkileri vardır;

        * Ormanda yaşayan canlı türleri yok olur.
        * Hava kirliliği artar.
        * Yağışlar azalır.
        * Erozyon artar.

        İnsanların Çevreye Etkileri

        Kullandığımız yakıtlardan kül ve zehirli gaz gibi atıklar açığa çıkar. Baca ve egzozlardan çıkan zehirli gazların birleşmesi sonucu asit yağmurları oluşur.
        Asit yağmurları temas ettiği bitki örtüsünün yok olmasına, insanlarda deri ve akciğer hastalıklarına neden olur. Çevre kirliliğini azaltmak için yüksek kalorili, kül ve zehirli gaz çıkışı az olan yakıtlar kullanılmalıdır.(doğal gaz, taş kömürü…)Deniz kazaları ile denize dökülen petrol, su üzerine yayılır. Su üzerine yayılan petrol kısa sürede temizlenmediğinde suyun güneş ışığı ve hava ile temasının kesilmesine neden olur. Bu olay suda yaşayan canlıları olumsuz etkiler.

        Atık Çeşitleri

        Çevreye atılan ve doğal dengeyi bozan zararlı maddelere atık denir.
        Kağıt,bitki kalıntıları,sofra artığı,hayvan leşleri ve doğal gübre gibi organik (canlı kökenli) atıklar mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden tabiata kazandırılır. Fakat bu atıklar, çevreye atıldığında mikropların üremesine de uygun ortam oluşur.
        Cam şişe, teneke kutu, petrol, plastik, pet şişe, deterjan, tarım ilacı ve pil gibi maddeler tabiatta kalıcı kirliliğe neden olur.
        Kalıcı kirliliğe neden olan atık maddelerin rasgele çevreye atılmaması ve sanayide yeniden kullanımı sağlanmalıdır. Cam, kâğıt, teneke, pil ve plastik sanayide yeniden kullanılır.

        Kirlilikten Etkilenenler

        • SU
        • HAVA
        • TOPRAK

        2.SAYFA

        Kirleten Kaynaklar

          Zehirli Maddeler Radyoaktif Maddeler Petrol Ve Petrol Ürünleri Evsel Ve Kentsel Atıklar Endüstriyel Atıklar Gürültü

        1-) Suyun Canlılar İçin Önemi

        Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır. Hücrenin büyük bir bölümü (2/3) sudan meydana gelmiştir. Hücrede meydana gelen biyokimyasal olaylar için su gereklidir. Ayrıca dünyanın ¾ ü suyla kaplıdır. Bu suların ancak %0,003 ü içilecek niteliktedir. İçilecek su kaynakları,yer yüzü suları/baraj,göl,gölet) ve yer altı suları (kaynar,artezyenler)dır.

        Su Kirliliğinin Sebepleri

          Endüstriyel kuruluşlarca bırakılan artıklar (petrol, boya, deterjan, ağır metaller, kanalizasyon…) Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübreler Hayvansal ve evsel artıklar Sulara bırakılan kurşun, cıva Lağımların sulara karışması


        Su Kirliliğinin Önlenmesi

          Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli İnsanlar bilinçlendirilmeli Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli, plan ve programlar yapılmalı Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır

        3.SAYFA

        2-) Havanın Canlılar İçin Önemi

        Hava, canlılar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Özellikle havada bulunan oksijen canlılarda besinlerin yıkımında rol oynadığından çok önemlidir.
        Havada bulunan gazların;

          %78 i Azot %21 i Oksijen %1 i Diğer gazlardan oluşur.

        Hava Kirliliği Ve İnsan Sağlığına Etkileri

          Hava kirliliğine sebep olan etkenler şunlardır; Sanayiden çevreye bırakılan gazlar Araçların egzozundan çıkan gazlar Fosil yakıtlardan (petrol, kömür vs.)çıkan gazlar Fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan karbondioksit, azot oksitleri, kükürt oksitleri asit yağmurlarına neden olur. Hava kirliliğinin zararları bitki, hayvan ve insanlara daha fazladır.

        İnsanlarda hava kirliliği;

          Solunum yolu rahatsızlıkları Astım-bronşite Vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına neden olur.

        Hava Krililiğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

          Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalı. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb. enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir. Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece otomobil egzozlarının neden olduğu kirlilik azaltılabilir. Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir. Yeşil alanlar arttırılmalı, orman yangınları önlenmelidir. Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmalıdır.

        3-Toprağın Canlılar İçin Önemi

        Yeryüzünün en üst tabakasını oluşturan örtüye toprak denir. Toprak tüm canlıların besin ve hayat kaynağıdır. Bitkiler; insan ve hayvanların, toprakta bitkilerin besin kaynağıdır. Çünkü bitkiler ihtiyaç duyduğu inorganik besin ve suyu topraktan alırlar. Toprağın canlılara sağladığı faydalardan biri de yeraltı sularının süzülerek canlıların kullanabileceği hale getirilmesidir.

        4.SAYFA

        A)Toprak Kirliliği

          Toprak kirliliğine neden olan başlıca etmenler; Ev, iş yeri ve hastane atıkları, Radyoaktif atıkla Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları, Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb. kullanılması. Tarımda gereksiz yere ya da aşırı hormon kullanımı Suların kirlenmesi. Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yeraltı sularının kirlenmesine neden olur.
                Toprak Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

                Toprak kirliliğinin önlenmesi için yapılabilecek bazı şeyler şunlardır;
                Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı yeşil alanlar arttırılmalıdır. Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır. Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir. Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır. </LI>


              B-)
              Ses Kirliliği

              Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğinin yaratan önemli etmenler;

                Sanayileşme Plansız kentleşme Hızlı nüfus artışı Ekonomik yetersizlikler İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
                    Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
                        İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur. </LI>

                      5.SAYFA

                        Fizyolojik etkileri: İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.
                               Psikolojik etkileri: Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.
                              İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır. </LI>

                            Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan "Gürültü kontrol yönetmeliği" uygulanmaktadır. Ancak yönetmeliğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.
                            Ses Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

                            * Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir;
                            * Otomobil, ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar(ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
                            * Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
                            * Gürültü yapan kuruluşlar şehirlerin dışında kurulmalıdır.

                            C-)Radyasyon

                            Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta,ve gama ışınlarına radyasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radyasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesine neden olurken yoğun radyasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945’te Japonya’ya atılan atom bombasın, atıldıktan sonra 7 gün içinde, vücutlarının tamamı 10 saniye radyasyon almış insanların %90’ı hiçbir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986’da Çernobil’deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
                            Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radyasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara, anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radyasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

                            Radrasyonun Etkileri

                              Kanser oluşması Ömrün kısalması Katarakt oluşması,

                            6.SAYFA

                            Radrasyonun Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

                              Özel giysiler(kurşun önlük, özel maske)kullanılmalıdır. Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyasyonlu ortam terk edilmelidir. Radyasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmalıdır

                                   

                                       =ÇEVRE SORUNLARI HAKKINDA MAKALE VE HABER YAZILARI=

                             

                            r_20090611100816_r9

                            Çevre Kirliliği Nedir ve Çözüm Yolları Nelerdir?

                            Çevre tüm canlıların yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Nüfusun artışı, kentleşme, sanayileşme gibi faktörler çevre kirliliğinin artmasına önemli katkılarda bulunmaktadır. Çevre sorunları özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya gündemini işgal eden en önemli sorunlardan biri olmuştur. Kuşkusuz bu çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir. Nüfusun artışı, kentleşme ve sanayileşmenin hızlanması gibi faktörler dolayısıyla çevreye bırakılan atıkların gerek miktarı gerekse türlerinde artış olmuştur. Çevre kirliliği başlıca hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
                            Çevre sorunlarının artması çevre kirliliğinin boyutlarını katı atık kirliliği olarak şekillenen yerel kirlilikten, asit yağmurları olarak şekillenen bölgesel kirliliğe ve küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi olarak ortaya çıkan küresel kirlenmeye genişletmiştir.
                            Çevre sorunlarının insanlar ve diğer canlılar üzerindeki ciddi tehditleri (çeşitli önemli hastalıklara sebep olması ve bu hastalıkların bazen ölümlerle sonuçlanması) her geçen gün daha da artmaktadır. Çevre kirliliğinin canlılar üzerinde meydana

                             

                            7.SAYFA

                            getirdiği hastalıklar çeşitlidir. Bu hastalıkların belli başlıları arasında astım, kronik bronşit gibi çeşitli solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, çeşitli kanser vakaları, çeşitli göz hastalıkları, kolera gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklar, işitme bozuklukları, saldırgan davranışlar, stres, bitki ve ağaç dokuları üzerinde olumsuz etkiler sayılabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman insanlar, bitkiler ve hayvanlarda ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır.
                            Çevre kirliliğin zararlı etkileri sadece canlı varlıklarla ibaret değildir. Zararlı etkiler cansız varlıklar üzerinde de kendini göstermektedir. Çevre kirliliği hava kirliliğinde olduğu gibi binalar, araç ve malzemeler üzerinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir.
                            Çevre kirliliğinin boyutlarının ve zararlı etkilerinin artması kalkınma ve büyüme çabalarında çevre konusuna olan duyarlılığı artırmıştır. Bu çabalar özellikle gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye düşürmeden bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılamak olarak ifade edilen “sürdürülebilir kalkınma” kavramının gerek ulusal ve gerekse uluslararası boyutta önem kazanmasına neden olmuştur. Bu ise kalkınma ve büyüme çabalarında doğa ve çevrenin azami ölçüde korunmasına yönelik titizlik göstermek gerektiğinin ne kadar önemli olacağını ortaya koymuştur.
                            Çevre sorunlarının ciddi boyutları gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır.
                            Endüstrileşme çabalarının sonucu gerek ağaç gibi kendini yenileyebilir ve gerekse çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde ciddi boyutlarda bir baskı vardır.
                            Ağaç ve bitki dokusunda tahribat artmakta, bunun sonucu ormanlar ve bitki türleri gittikçe azalmaktadır Erozyon artmaktadır. Çölleşme gittikçe artmaktadır. Atıkların artması ve çeşitlenmesi neticesi, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği içinde bulunduğumuz yüzyılda da büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Endüstriyel faaliyetler, motorlu araçlar, inşa ve onarım gibi faaliyetler neticesi gürültü kirliliği artmaya devam etmektedir.
                            Fosil yakıtların yoğun kullanılması asit yağmurlarını artırmaktadır. Sera gazlarının artması küresel ısınmayı artırmaktadır. Küresel ısınma neticesi önemli ölçüde iklim değişikliklerine neden olmaktadır.

                             

                            8.SAYFA

                            İklim değişiklikleri neticesi kuraklık ve sel baskınları artmaktadır. Küresel ısınma neticesi deniz seviyesinde önemli yükselmeler görülmektedir Orman yangınları riski artmaktadır. Kanser gibi öldürücü hastalıklarda önemli artışlar olmaktadır.
                            Ölümle sonuçlanan vakalarda artışlar olmaktadır. Sağlıklı içe suyu problemi artmaktadır. Çevre kirliliği, bilinçsizce avlanma gibi nedenler dolayısıyla biyolojik çeşitlilikte azalma görülmektedir
                            Çevre Sorunu Olarak hava kirliliği, etkileri ve sonuçları Çevre sorunları; hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Yeryüzündeki bütün canlılar hava, su ve toprağı kullanarak hayatlarını sürdürürler. Bu ortamı kirleten en büyük neden ise, insan faaliyetleridir.
                            Nüfusun az olduğu dönemlerde, çevre sorunu diye bir şey söz konusu olmamış, insanlar tarafından kirletilen çevre, doğa tarafından zararsız hale getirilmiştir. Bugün de aynı özellikte olan doğa, aşırı kirlenme karşısında çaresiz kalmıştır. Doğadaki bu aşırı kirlenmeyle birlikte, çevre bilimci ve ekolojik denge kavramı da ön plana çıkmıştır. Latince kökenli olan “Ekoloji” sözcüğü ilk kez alman Ernest HAECKEI tarafından kullanılmış, canlılarla çevre arasındaki ilişkiler anlamındadır. Teknik alanda hızlı değişme ve gelişme anlamına gelen “Sanayi Devrimi” nüfusun artmasına neden olmuş, artan nüfusun kentlerde toplanması ise problemlerin çözümünü zorlaştırmıştır. Sanayi devriminin doğa üzerindeki baskısı, doğayı yıkıcı yaralayıcı olmuştur. Bu dönemde hiçbir engel tanımadan, gelecekteki zararlı sonuçların düşünülmeden doğadan n koparıla bilirse her şey almak, tüketmek felsefesi ülkelere hâkim olmuş, su, toprak ve hava kirlenmesi, başta petrol olmak üzere enerji kaynaklarının tüketilmesiyle ortaya çıkmıştır. Çevre sorunları ve çözümleri, ilk kez sanayi ve teknoloji alanında ileri gitmiş ülkeler ele alınmıştır. A.B.D. de çevre ile ilgili kuruluş sayısı 1973 yılında 5.000 den fazla olduğu

                            görülmüştür. Genel olarak, çevre kirliliği dört madde etrafında toplanmıştır.

                            cevre_kirliligi_cesitleri_1244628865

                            Bunlar;
                            1-Hava kirliliği
                            2-Su Kirliliği
                            3-Toprak Kirliliği
                            4-Gürültü(ses) kirliliği olarak sınıflandırılmıştır.

                            1972 yılı haziran ayında “Stockholm” da “Dünya çevre sorunları konferansı” düzenlenerek ilk kez uluslar arası çözüm yolları araştırılmıştır. Birleşmiş Milletler

                             

                            9.SAYFA

                            in düzelmiş olduğu bu konferansa 100 den fazla ülke katılmıştır. Bir çok tavsiye ve önlemler alınması kabul edilerek ülkelerin bu doğrultuda hareket etmeleri istemiştir. Çevre kirliliğinin bir parçası olan hava kirliliği, atmosfere karışan küçük katı parçacıklar ile sıvı gaz kirleticilerin insan ve diğer canlılara zarar vere bilecek boyutlara ulaşmasıdır. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan sanayileşme, kentleşme ile hava kirliliği artmış, şehirlerin problemleri haline gelmiştir. Hava kirliliği havanın bileşenlerindeki değişme ile başlar. Bu kirleticiler, kükürt dioksit, karbon monoksit, amonyak, fibrokarbonlar ile aldehitler gibi maddelerdir. Bir kısmı fotokimyasal reaksiyona girerek zararlı bileşikleri oluştururlar. Hava kirliliği ısınma, saniyeleşme, ulaşım gibi insan faaliyetleri sonucu meydana geldiği gibi doğal olaylar sonucu volkanik gazlar, çiçek tozları gibi nedenlerle de oluşa bilmektedir. Doğanın kirlenmesi, ulusal sınırlarda bitmemekte diğer ülkeleri de etkiliye bilmektedir.

                            Çevre sorunlarının çözümünde bize ve devlete düşen görevler;

                            • Ormanlarda izinsiz ağaç kesmeyip, ateş yakmamalıyız.
                            • Fabrikaların zehirli atıkları ve kanalizasyon suları akarsulara, göllere ve denizlere akıtılmamalıdır.
                            • Çöpleri rastgele çevreye, akarsulara, göllere ve denizlere atmamalıyız.
                            • Kaliteli yakıtlar kullanmalıyız.
                            • Çevre sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmalıyız.
                            • Çevre sorunlarının önlenmesi için devletin çeşitli zorunluluklar getirmesi gerekmektedir.
                            • Çevre bakanlığı daha aktif bir şekilde çalışmalıdır.
                            • Yerel yönetimler çevre sorunlarına daha fazla ilgi göstermelidir.

                            Ozon tabakasındaki incelmeye DİKKAT!

                            Can­lı­la­rı, uzay­dan ve gü­neş­ten ge­len zararlı ışın dal­ga­la­rı­nın et­ki­le­rin­den ko­ru­yan ozon ta­ba­ka­sın­da­ki yüz­de 1’lik bir azal­ma, ul­tra­vi­ole ışın­la­rın­da yüz­de 2 ora­nın­da art­ma­ya se­bep olu­yor ve cilt kanserine davetiye çıkarıyor!

                            caresiz-eylem

                            De­ğer­li okur­lar; bu haf­ta si­ze dün­ya­mı­zı çev­re­le­yen ozon ta­ba­ka­sın­dan söz et­mek is­ti­yo­rum. Ozon, at­mos­fer­de bu­lu­nan çe­şit­li gaz­lar­dan bir ta­ne­si. Üç ok­si­jen ato­mu­na sa­hip (O3). Eğer ne­fes al­dı­ğı­mız ha­va için­de bu­lu­nur­sa kir­le­ti­ci­ler­den sa­yıl­mak­ta. Ama ozon ta­

                             

                            10.SAYFA

                            ta­ba­ka­sı at­mos­fer­de, Stra­tos­fer de­di­ği­miz bö­lüm­de yer alı­yor, aşa­ğı yu­ka­rı 15 ile 40’ın­cı ki­lo­met­re­ler ara­sın­da bu­lu­nu­yor. Ozo­nun gö­re­vi çok önem­li, çün­kü bü­tün can­lı­la­rı, uzay­dan ge­len za­rar­lı koz­mik ışın­lar­dan ve gü­neş­ten bi­ze ula­şan mor öte­si (UV=ul­tra­vi­ole) ışın dal­ga­la­rı­nın olum­suz ve kan­ser ya­pı­cı et­ki­le­rin­den ko­ru­yor. UVA ve UVB ola­rak sı­nıf­lan­dı­rı­lan mor öte­si ışın­lar yük­sek ener­ji­ye sa­hip, kı­sa dal­ga boy­lu elek­tro­man­ye­tik dal­ga­lar. Bu ışın­lar can­lı­la­rın hüc­re­le­rin­de­ki or­ga­nik mo­le­kül­le­rin kim­ya­sal zin­cir­le­ri­ni kı­ra­bi­li­yor. İş­te, ozon ta­ba­ka­sı bu ışın­la­rın bir kıs­mı­nı tu­ta­rak, yer­yü­zün­de ha­yat için ge­rek­li ko­ru­ma­yı sağ­lı­yor.

                             

                            SPREY­LER DE­Lİ­YOR

                            Bi­lim adam­la­rı­na gö­re ya­şa­mın oluş­ma­sı, ge­liş­me­si ve de­va­mı için ozon ta­ba­ka­sı­nın mev­cu­di­ye­ti bü­yük önem arz edi­yor. Ya­pı­lan he­sap­lar; ozon ta­ba­ka­sın­da %1’lik bir azal­ma, dün­ya­ya ula­şan UVB ışın­la­rın­da %2 ora­nın­da art­ma­ya se­bep ol­mak­ta. Bu da, de­ri kan­se­ri­ne ya­ka­lan­ma ora­nın­da %4’lük bir ar­tı­şı be­ra­be­rin­de ge­tir­mek­te. Ozon ta­ba­ka­sı­nı teh­li­ke­ye so­kan et­ken­ler ara­sın­da CFC di­ye anı­lan (klo­rof­lo­ro­kar­bon) bi­le­şik­le­ri ön plan­da ge­li­yor. Saç ve de­odo­rant gi­bi sprey te­ne­ke­le­rin­de, buz­do­lap­la­rın­da ve plas­tik kö­pük ya­pı­mın­da kul­la­nı­lan CFC’ler, at­mos­fer kat­man­la­rın­da ya­vaş­ça yük­se­le­rek, gü­neş ışın­la­rı­nın et­ki­siy­le par­ça­la­nıp klor atom­la­rı­na ay­rı­lı­yor. Tek bir klor ato­mu, zin­cir­le­me re­ak­si­yon­la bin­ler­ce ozon mo­le­kü­lü­nü tah­rip edi­yor.
                            1980’li yıl­la­rın or­ta­sın­da Gü­ney Kut­bu üze­rin­de ozon ta­ba­ka­sın­da %50’ye va­ran bir azal­ma tes­pit edil­di. Her ne ka­dar 1978’de CFC’le­rin baş­lı­ca üre­ti­ci­si olan ABD, sprey­ler­de CFC’ yi ya­sak­la­dıy­sa da, bir­kaç yıl son­ra tes­pit edi­len ozon de­li­ği­ne ma­ni olu­na­ma­mış­tı. 1985’de Vi­ya­na’da, 1986’da da Mon­tre­al’de 24 ül­ke­nin im­za­la­dı­ğı bir an­laş­ma ile 2000 yı­lı­na ka­dar dün­ya CFC üre­ti­mi­nin ya­rı ya­rı­ya azal­tıl­ma­sı ka­rar­laş­tı­rıl­dı.

                            TED­BİR­LER LAF­TA KAL­DI

                            An­cak prob­lem he­nüz çö­zül­müş de­ğil, çün­kü klor ve flu­or atom­la­rı­nın Stra­tos­fer’de ozon ta­ba­ka­sı­na ulaş­ma­sı yıl­lar alı­yor. Bu ara­da, CFC’le­rin bir yan­dan da li­mon­luk ga­zı gö­re­vi

                             

                            11.SAYFA

                            ya­pa­rak kü­re­sel ısın­ma­ya se­bep ol­duk­la­rı­nı be­lirt­mek ge­re­kir.
                            Evet sev­gi­li okur­lar, do­ğa­nın ola­ğanüs­tü dön­gü­sü, ya­şa­mın ve üre­ti­min baş­lı­ca kay­na­ğı­nı teş­kil et­mek­te­dir. Ge­lin hep bir­lik­te onu ko­ru­ya­lım… Haf­ta­ya siz­ler­le tek­rar bu­lu­şa­bil­mek ümi­diy­le, say­gı ve sev­gi­le­ri­mi su­nu­yo­rum.

                            alia-a-gemi-soekuem-alan-ndaki

                            DÜN­YA­YI BEK­LE­YEN TEH­Lİ­KE!

                            Dün­ya Do­ğal Ha­ya­tı Ko­ru­ma Vak­fı’nın (WWF) çev­re kir­li­li­ği­ne dik­ka­ti çek­mek için ha­zır­la­dı­ğı il­ginç afiş­ler teh­li­ke­nin bo­yu­tu­nu bü­tün çıp­laklı­ğıy­la or­ta­ya ko­yu­yor. Dün­ya­nın de­ği­şik ül­ke­le­rin­de ha­zır­la­nan ani­mas­yon ürü­nü bu deh­şet gö­rün­tü­ler, as­lın­da her gün ya­nı ba­şı­mız­da ya­şa­nı­yor. Umur­sa­maz­lı­ğın, bi­linç­siz­li­ğin ve “ba­na ne” an­la­yı­şı­nın hü­küm sür­dü­ğü dün­ya­mı­zın ge­le­ce­ği bü­yük teh­dit al­tın­da!

                            Albatrosların nesli tükenir mi?

                            Çevre kirliliğinden etkilenmeyen dünyada bakir bir yer kalmadı. Denizdeki kirlilik okyanus kuşları albatrosların yaşadıkları okyanus adalarına kadar ulaştı. Albatroslar dünyada uçabilen kuşların en büyüğü kabul ediliyor. Dev bir martı gibi bir kuştur.

                            albatros

                            12.SAYFA

                            Fotoğrafta bir albatros civcivi ölüsü… Her yıl on binlerce albatros yavrusu zararlı atıklardan yiyerek erginleşmeden ölüyormuş. Eğer çevre kirliliği artarak devam ederse, çörçöpün, endüstri atıklarının doğaya bırakılması engellenmezse Albatrosların ve kim bilir daha nice hayvan türlerinin nesilleri hızla tükenecek dünya insanlara kalacak!

                                                        BUNLARI BİLİYORMUYDUZ?

                            Garip Ama Gerçek

                              Yurdumuzda doğal olarak bulunan 9000 bitki türünden, yalnız ülkemizde yetişen 3000 türün endemik (Ülkemize has) olduğunu,
                              Ülkemizde yaşayan hayvan türü sayısının tüm Avrupa kıtasında yasayan hayvan türlerinin 1.5 katı olduğunu,
                              Ülkemizde doğal olarak 120 memeli hayvan, 440 kuş, 13 sürüngen, 350 balık türünün yaşadığım ve 15 memeli, 46 kuş, 18 sürüngen türünün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu,
                              Dünyanın büyük kuş göç yollarından ikisinin Anadolu’dan geçtiğini,

                             

                            13.SAYFA

                              Sulak alanların, biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en verimli bölgeleri olduğunu ve ülkemizde uluslararası öneme sahip 56 adet sulak alan bulunduğunu,
                              Ülkemizdeki toprakların üçte ikisinin su veya rüzgar erozyonun etkisi altında olduğunu ve her yıl 1 cm. kalınlığında ve Kıbrıs Adası büyüklüğünde toprağımızın erozyonla yok olduğunu,
                              Bir ton kullanılmış beyaz kâğıt, geri kazanıldığında 16 adet çam ağacının, bir
                              ton kullanılmış gazete kâğıdı geri kazanıldığında ise 8 adet çam ağacının kesilmesinin önlenmiş olacağını,
                              Geri dönen her bir ton cam için yaklaşık 100 litre petrol tasarruf edilmiş olacağını, Ülkemizde yaklaşık yılda 1 milyon ton kağıtla gereksiz yazışma yapıldığını,
                              İnsanların birbirlerine gönderdiği mektupların %44′nün okunmadığını,
                              Yalnızca 100.000 aile gereksiz yazışmayı durdurursa, her yıl 150.000 ağacın kesilmekten kurtarılacağını,
                              Bir insan ömrünün 8 ayını, gereksiz yazışma zarflarını açarak geçirdiğini,
                              Doğaya atılan atıkların % 60′nın boya ve boya ürünleri olduğunu,
                              Otomobilinizi hortumla yıkadığınızda yaklaşık 550 litre su harcandığını, 3,7 litre benzinin yaklaşık 3 milyon litre içme suyunu kirletebileceğini,
                              Bir cam şişenin doğada 4000 yıl, plastiğin 1000 yıl, çikletin 5 yıl, bira kutusunun 10–100 yıl, sigara filtresinin 2 yıl süreyle yok olmadığını, Bir büro elemanın yılda, 81 kilo yüksek vasıflı kağıdı çöpe attığını,
                              Bir topak tereyağı üretmek için 400 litre suya ihtiyaç olduğunu,
                              Büyük bir kayın ağacının, 72 kişinin 1 günlük oksijen ihtiyacını karşıladığını,
                              Dünyadaki mevcut suların ancak % 1′nin kullanılabilir su olduğunu,
                              Son 3–4 ay içerisinde 24 milyon hektar alanın çölleştiğini,
                              Dünya yüzeyinin % 6′sının çölleşmiş, % 29′unun da çölleşme yolunda olduğunu,
                              Dünya nüfusuna her gün 230 bin, her yıl 93 milyon kişinin katıldığını,
                              Dünyada her gün sağlıksız sulardan 25.000 kişinin ölmekte olduğunu,
                              Bu çevre sorunlarının oluşmasında ve çözümünde insanın doğrudan etkili olduğunu, biliyor musunuz?

                              KAYNAKÇA

                                                                           = KAYNAKÇA=

                            ÖDEVDE YER ALAN BİLGİLERİN ADRESLERİ:

                            ÖDEVDE YER ALAN FOTOĞRAFLARIN ADRESLERİ:

                             

                            ÖDEVİ WORD DOSYASI OLARAK BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İSTERSENİZ:

                             

                            About these ads

                            Bir Cevap Yazın

                            Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

                            WordPress.com Logo

                            WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

                            Twitter picture

                            Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

                            Facebook photo

                            Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

                            Google+ photo

                            Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

                            Connecting to %s